Dijital bahar temizliği için 7 ipucu

4. Beykoz Çocuk Kitapları Fuarı Başlıyor…

KIRK YILLIK HATIRI OLAN…

LCW HOME’DEN EVLİLİK HAZIRLIĞI YAPANLARA ÖZEL KOLEKSİYON

Ayakkabı Ayak Kabı Olana Kadar…

KADIN, KÜLTÜR SANAT 1 Ocak, 17:21'de eklendi

Orta Asya’da Türkler deriden ve yünden giyim eşyaları yapmakta ustaydılar. Çizme ve çarık en yaygın ayakkabı türüydü. Deri çizmenin yanı sıra yaygın olarak yünden keçe çizme de yapılıyordu. Hükümdarlar kırmızı renkli çizmeler giyiyorlardı. Çizme ata binenler için çok elverişliydi.

 

Selçuklu ve Osmanlı Dönemlerinde ordunun yönetici sınıflarının ve kentli halkın gereksinimlerini karşılamak üzere zamanla ayakkabı çeşitleri çoğaldı ve ayakkabıcılık çok gelişti. Diğer zanaatçılarda olduğu gibi ayakkabıcıların da bir örgütü vardı. Üretilen ayakkabıların niteliğini “Lonca” denetlerdi. Ayakkabı satıcıları için kullanılan “Kavaf” sözcüğü giderek yapımcıları da kapsadı. Kavaflar da çizmeci ,yemenici, nalıncı, terlikçi ve pabuçcu gibi adlar alırlardı.

Osmanlı Toplumunda ayakkabı giyenler, toplumsal konumuna ve mesleğine göre çeşitlilik gösterirdi. Ev içinde yüzleri atlas ve kadife gibi kumaşlardan yapılmış üzerleri sırmayla işlenmiş hafif ayakkabı ve terlikler giyilirdi. Dışarıda giyilen deri ayakkabı ve çizmelerde süslenirdi. Topkapı Sarayı Müzesi’nde ince bir zevkle ve hünerle işlenmiş deri ayakkabı ve çizmeler sergilenmektedir.

Osmanlı dönemindeki ayakkabılar yapıldıkları malzemeye biçimlerine ve kullanıldıkları yere göre adlar alırdı. Başmak, cimcime, çapula, çizme, yarım çizme, çedik, pabuç edik, fotin, galoş, mest, kalçın, kundura, merkub, nalın, sandal, terlik, tomak, yemeni başlıca ayakkabı çeşitleriydi. Genellikle alçak ökçeli ya da ökçesiz yumuşak deriden yapılan rahat ayakkabılar tercih edilirdi. Dışarıda giyilen ayakkabılardan bazıları mest-ayakkabı gibi iki parçadan oluşurdu. Ayağa giyilen mestin üzerine onu yağmur ve çamurdan korumak amacıyla önceleri ayakkabı sonraları da lastik giyildi. Şoson ya da galoş denen lastik ayakkabının içine geçirilerek giyilen mestler özellikle namazlarını camilerde kılan kişiler tarafından  kullanılırdı.

55.16.52a-b 0002

16.-18. yüzyıllarda İstanbul Edirne ve Bursa’da ayakkabıcılık çok gelişmişti. 19. yüzyıl sonlarına kadar Türkiye’de ayakkabı yapımı tümüyle el işçiliğine dayanıyordu. Beykoz’daki deri fabrikasına 1884′te ayakkabı yapım bölümü eklendi. 1933′te Sümerbank’a devredilen Beykoz Deri ve Kundura Fabrikası da makineli üretimin yapıldığı önemli bir yerdi. Günümüzde ayakkabı üretimi daha çok özel sektör tarafından gerçekleştirilmektedir.

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.