Dijital bahar temizliği için 7 ipucu

4. Beykoz Çocuk Kitapları Fuarı Başlıyor…

KIRK YILLIK HATIRI OLAN…

LCW HOME’DEN EVLİLİK HAZIRLIĞI YAPANLARA ÖZEL KOLEKSİYON

KIRK YILLIK HATIRI OLAN…

KÜLTÜR SANAT 11 Nisan, 20:20'de eklendi

Kahvenin yüzü kara, kim demiş içilmez,
                                                   Gönlü ak, dili tatlı, hatırından geçilmez…

Her kahve aynı tadı taşımaz… Nerede içiyorsan, kiminle içiyorsan ona göre değişir…

Dostlarla içilen kahve neşedir… Kahkahalar köpüklerin üzerinde yüzer…

Tek başına gece vakti içilen kahve yalnızlıktır…Acıdır tadı… Ama garip bir keyfi, lezzeti vardır…

Anne baban için yaptığın kahve sevgi doludur…

Annenin kabul günü komşularına ikram ettiğin kahve özendir, saygıdır, muhabbettir…Lafa laf açtırır…

Beklemediğin bir anda sana uzatılan kahve başkadır… Isıtır içini…Kendine getirir, unutturur günün ağırlığını…

Kahve, köpüğüyle, rengiyle, dumanıyla aynı kahvedir ama icilen kahveler ruhunun süzgecinden geçer ve tadları değişir…Her kahve aynı değildir bu yüzden…

Türk Kahvesi, bir kahve hazırlama, pişirme ve ikram etme yönteminin adıdır.Türkler tarafından bulunmuştur.Bu yöntemde kahve çekirdeklerinden özel bir koku,köpük ve tad elde edilir.İkram edilmesinde kendine has bir geleneği vardır.Gerçek Türk misafirperverliğini ve konuğuna olan sıcak  saygının örneğini kahve sununlarında görebiliriz.

Türk halk gelenek ve ananelerine göre kız istemeye gidildiğinde kahveyi evlenecek kızın sunması ve pişirdiği kahvenin lezzetindeki başarısı onun iyi bir eş olacağı inancını pekiştirir.Bu gelenk ise hala sürdürülmektedir.

16. yüzyılın ilk çeyreğinde Arap Yarımadası’ndan İstanbul’ a getirilen kahvenin dünyaya yayılması İstanbul’ dan olmuştur.Kahvenin İstanbul’ a  gelişi ile ilk olarak Taht-ul Kale’de, yani şimdiki ismiyle Tahtakale’ de, sonrasında ise İstanbul’ un çeşitli semtlerinde kısa zamanda  50’ye yakın kahvehane açılmış ve bu kahvehaneler Osmanlı sosyal hayatında önemli değişikliklere sebep olmuştur.

Saray mutfağında ve evlerde yerini alan kahve, çok miktarda tüketilmeye başlandı. Çiğ kahve çekirdekleri tavalarda kavrulduktan sonra dibeklerde dövülüyor sonra bakır cezvelerde pişirilip aile içinde,akrabalara yada dostlara büyük bir özenle ikram ediliyordu.

Kısa sürede, gerek İstanbul’a yolu düşen tüccarlar ve seyyahlar, gerekse Osmanlı elçileri sayesinde Türk Kahvesinin lezzeti ve ünü önce Avrupa’yı oradan da tüm dünyayı sarmıştır.

Birde içindeki antioksidan sayesinde kansere yol açan hücrelerin çoğalmasını engelleyen Türk kahvesinin özelliklerinden bahsedecek olursak;

  • Yoğun şurupumsu kıvamı ile ağızdaki lezzet tomurcuklarını aşırı uyararak hafızada yer eder.
  • Diğer kahve türlerine göre, daha kıvamlı, yumuşak ve aromatiktir.
  • Kendine özgü  kokusu ve özel köpüğü ile diğer kahvelerden kolaylıkla ayırt edilebilir.
  • Kahve tutkunları tarafından, kaynatılarak içilebilen tek kahve olarak kabul edilir.
  • Kahvesi fincanın içindedir ve bu kahve, telve olarak dibe çöktüğünden hem sağlıklıdır hem de filtre edilmesine ve süzülmesine gerek kalmaz.
  • Diğer kahve türlerine göre,  bir içimde daha az kafein içerir.
  • Pişirilirken, şekeri tercihe göre ilave edildiğinden içime hazır halde sunulan tek kahve türüdür

Türk kahvesini içmeden evvel birkaç yudum su ile  ağızda bulunan önceki tatlar arındırılarak kahve tadının eşsiz bir şekilde tadılması sağlanması önemli bir detaydır.

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.